Mucizeler Kursu'ndan

Mucizenin anlamı

Mucizeler… Birçok fikre yatak olmuştur bu kelime. Mucizeler Kursu, öğrencisini tam da mucizelerin içinden geçiren bir yoldur. Fakat kurs öğrencisinin mucize yaratan olmadığını da vurgular. Öğrenci ancak bir mucizeye araç olabilir çünkü mucizeyi tetikleyen Kutsal Ruh’tur, insan veya bir metod değil.

Günümüzde birçok sıradan anlayışa karşın kursun mucize hakkında, tıpkı affedişde olduğu gibi, farklı bir anlayışı var. Birçok insan iyileşmeyi mucize diye adlandırır. Bu kısmen doğrudur, fakat eksiktir. Bedensel iyileşme, mucizenin sadece görünürde olan etkisidir. Mucizelerin çoğu görünüre yansımadan oluşur. Mucize ille de bedensel bir iyileşmeyi beraberinde getirmez. Bu mucizeyi yanlış beklentilerle donatmak olur.

Mucizenin sebebi görünmeyendedir. Kurs, mucizenin sebebini dünya fikrine kıyasla farklı anlatır. Birçok insan yaptıklarıyla veya herhangi bir method ile mucize yarattığını iddia eder. Fakat şunu gözardı ederler: bedensel veya psikolojik iyileşmeler mucize değildir. Sadece doğal düzenin dengeye konulmasıdır. Doğal dengelemeye mucize demek yanlıştır. Kurs öğrencisi bu tür iddiaları sorgular. Gerçek iyileşme zihinsel dönüşümdür ve bu durum bedene yansıyabilir fakat şart değildir. Mucizenin temel şifası zamanı gereksiz kılması ve belirli zaman süreçlerini yok etmesidir. Bu durum bir insanın kendini zihninsel dönüşümü açısından mucize sayesinde zaman içinde fersah fersah daha ileride bulmasını sağlar. Yani basitçe anlatmak gerekirse, bir insan mucize sayesinde birçok yaşamlar boyunca öğreneceğini tek bir yaşama sığdırabilir ve karma çemberinden kurtulabilir. Karma, ego demektir fakat egodan feragat edenin yeryüzüne doğması gerekir mi? Karma konseptine göre gerekmez çünkü mucize doğum-ölüm çarkında tek tek yaşamlar boyunca öğrenilmesi gereken birçok dersi tek celsede yok eder ve öğrenciyi zaman içinde ileriye doğru taşır. Kursun bir paragrafına göz atalım:

Mucize, zamana olan ihtiyacı en aza indiren bir öğrenim aracıdır. Uzunlamasına ya da yatay düzlemde OĞULLUĞUN üyelerinin gerçek eşitliğine dair idrak neredeyse sonsuz bir zaman alıyor gibi görünür. Fakat mucize, algının ansızın yataydan dikeye kaymasıyla sonuçlanır ve her ikisinin de, verenin de alanın da, kendilerini zaman içinde olması gerekenden daha ileri bir zaman aralığında bulmalarını sağlar. Demek ki mucize, zaman içinde uzandığı süreci gereksiz kılarak zamanı kısaltıyor. Bir mucizenin ihtiyacı olan zaman aralığı ile uzandığı zaman arasında bir ilişki yoktur. Mucize, muhtemelen binlerce yıl sürebilecek bir öğrenme sürecinin yerini alır. Ve bunu, mucizenin dayandığı vericiyle alıcının mükemmel eşitliği ve kutsallığını kabul eden bir temel idrak sayesinde yapar. Mucize, zamanın çökmesini sağlayarak ve bu şekilde içinde bulunan belirli zaman dönemlerini yok ederek zamanı kısaltır.

Mucizeler Kursu Orijinal Edition metin I.1.82-83.

Demek ki, herhangi birini, bir durumu veya bir ortamı küçümsediğimizde, ne yaparsak yapalım, mucize aracı olmamızın imkansız olduğunu anlayalım. Bu yüzden başkaları hakkında “o kötü, bu aptal, o bana iyi gelmiyor, o insan kötü enerji yayıyor” gibi cümleler kullandığımızda tam da mucizeyi engelleyen yargılar düşündüğümüzü hep göz önünde bulunduralım. Kendini başkalarından üstün görmek, kendinin daha iyi olduğuna inanmak veya mucize için bazı metodları uygulamanın şart olduğunu iddia etmek egonun düşünce sisteminden gelir ve mucizeyle hiçbir bağlantısı yoktur.

Bengü Aydoğdu

#mucizelerkursu
#kulturguru
#kultur_guru