Ruh'dan Öz'den

Ödevine %100 odaklan!

İnsanlık tarihinde hakikatı anlatan binlerce, yüzbinlerce hikaye var. Onlardan birinde bir insanın spiritüel zirveye varmasında eylemin kendisinin değil sadece eylemcinin duruşunun önemli olduğunu anlatan bir hikayeyi sizlere aktarmak isterim.yüzyılda yaşayan Eknath adında bir azizin hikayesidir bu. Eknath, muhasebe işlemi üzerinden hakikate varmayı başardı. İstemsiz ve hesapsız. Eknath bir ashramın muhasebecisiydi ve ashram yöneticisi, o günün para biriminin % 100 doğru tutulmasında ısrar ediyordu. Bir akşam saat 5 sularında, Eknath kasayı kapatırken son sayımında tam olarak bir Paisa (para birimi) eksik olduğunu fark etti. Bunun üzerine oturdu, baştan itibaren tüm kitapları tekrar gözden geçirdi. Bütün parayı üşenmeden birkaç kez saydı, tüm makbuzları kontrol etti ve her ne olduysa tek tek kontrol etti. Gecenin dördünde ansızın hatayı buldu. Ve hatayı bulduğu an, aydınlanışa ulaştı. O günden sonra Eknath’ın öğrencileri olmaya başladı. Bir gün, Eknath epey yaşlanmıştı, öğrencisi olmayan, aksine tersi olan biri ona geldi. Gelen Eknath’a hakaret etti ve ona tükürdü. Tam 108 kez ona hakaret etti. 108 kez üzerine tükürdü. 108. incisinden sonra Eknath elini kaldırdı ve hakaretçi aniden bilinçüstü bir deneyime ve Tanrı’nın vizyonuna sahip oldu. Buna tanık olan Eknath’ın öğrencileri ustalarına sordu: ” Usta, size yıllarca hizmet ediyoruz. Bize Tanrı’nın vizyonunu vermedin. Bu kişi sana hakaret etti ve tükürdü. Biz her gün kutsama yapıyoruz ve sana para, pirinç ve çiçekler veriyoruz ve bize henüz Tanrı’nın bir vizyonunu vermedin. Bunu neden yapıyorsun?”
Eknath cevap verdi,” Bu kişi her ne yaptıysa % 100 bana odaklanarak ve söylediklerini aynen kastederek yaptı. Bana aynı odaklanma ve güvenle ibadet ederseniz, o vizyona sahip olursunuz. ”

Demek ki, ne yaptığımız değil nasıl yaptığımız elzem. Demek ki, yaptığımıza tam bir odaklanmayla, tam bir güven ve inanç besleyerek bilincin sığ sularından derinlerine dalmamız mümkün. Bulaşık yıkarken bile aydınlanış mümkündür. Kanıtlar ortada: spiritüel kaftan giydirilmiş nice eylem ve metod kişiyi aydınlanışa götürmüyor günümüz dünyasında çünkü bu tür eylemci zihinler eylemin kendisinden hariç her şeye odaklılar; özellikle kendilerine. Eylemde iyi bir poz verip vermediklerine, öğretmenlerin aferinlerine, sıradışı deneyim beklentilerine ve sonuca odaklı olanların dağınık zihinleri has eylemin bağımsız nokta odağını ıskalamak mecburiyetindeler. Hikayedeki muhasebe eylemi kutsal bir eylem değildir, fakat o eyleme odaklanabilen zihin kutsaldır. Egosal zihnin doğası gereği karmaşası ve çatışmaları doğru ve has odaklanmaya engel olur. Dolayısıyla, her ne yaparsak yapalım, yaptığımıza tam bir güven ve odakla yaklaşırsak kutsal zihin ortaya çıkabilir, ansızın ve beklenmedik bir şekilde. Fakat, odağımız kişisel çıkar ve beklentilerle donanmış olursa, ki, buna aydınlanma arzusu da dahildir, ego-zihnin hükmünde kalışımız kaçınılmaz olur. Şimdi tekrar nefes al ver. Yeniden yoganı yap. Yine Mucizeler Kursu’nu oku. Meditasyona yeniden başla. İşini yap. Evini temizle. Ne yaparsan yap, tümünde tek bir başarı noktası var: kendini unuturcasına yol alırken ödevine %100 odaklan.

Bengü Aydoğdu